Tedaviler

Hipermetrop Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nelerdir?

Hipermetrop, halk arasında “yakını görememe” sorunu olarak bilinmektedir. Ülkemizdeki ve dünyadaki en yaygın göz kırma kusurlarından biridir. Genellikle doğuştan gelen genetik aktarımın söz konusu olduğu bir görme sorunudur. Bebeklerde hipermetrop göz gelişimlerini tamamladıklarında kendiliğinden kaybolabilirken, bir kısmında bu sorun çocukluk ve yetişkinlik dönemlerinde de devam edebilmektedir.

Göz kırma problemlerinden biri olan hipermetrop bazen presbiyopi ile karıştırılmaktadır. Hipermetrop doğuştan gelen bir rahatsızlık olmakla birlikte presbiyopi 40 yaş sonrasında göz lensinin esnekliğini kaybetmesi sonucu oluşan yakını bulanık görme problemidir. Ayrıca bu kişiler, genellikle uzak görüşte bir problem yaşamazlarken yalnızca yakındaki harfleri, nesneleri ve işaretleri görmekte sorun yaşarlar.

Hipermetrop tedavisi mümkün olan bir göz kusurudur. Öncelikli tedavi gözlük veya kontakt lensler ile sağlanırken 18 yaşından sonra lazer göz ameliyatı da tedavi seçenekleri arasındadır. Bir çok görme probleminde olduğu gibi erken tanı ve tedavi önemlidir. Göz kırma kusuru, uzun süre tedavi edilmediğinde ve geç fark edildiğinde, göz tembelliği ve şaşılık gibi önemli sorunlara da yol açabilmektedir.

Bu nedenlerden dolayı ailesinin sağlık geçmişinde veya kendisinde herhangi bir göz hastalığı veya görme kusuru bulunmayan 40 yaş üstü kişiler 3-4 yılda bir düzenli göz hekimi kontrolünden geçmelidirler.

Hipermetrop Nedir?

Hipermetrop, göze gelen ışınların retinanın yüzeyi yerine arkasına odaklanması sonucu ortaya çıkan yakını görememe problemidir. Bu probleme sahip kişilerin göz bebekleri normale göre daha küçüktür. Bundan kaynaklı olarak kornea ve göz lensi, göze gelen ışınları yeterli düzeyde kırma gücüne sahip değildir.

Hipermetrop ve diğer çeşitli göz kırma sorunlarını anlamak için öncelikle görme işlevinin hangi yollardan geçerek gerçekleştiğini açıklamak anlamlı olacaktır. Sağlıklı bir görüşte, dışarıdan göze gelen ışınlar öncelikle gözümüzün en dış tabakası olan korneadan geçer ve doğal göz merceğine gelerek burada tekrardan kırılır ve retinadaki görme noktasına eşit olarak dağılarak ters bir şekilde düşer. Retina yüzeyindeki fovea centralis bölgesine ters bir şekilde düşen görüntü çubuk ve koni hücreleri tarafından algılanır ve sinir hücreleri aracılığı ile beyne gönderilir.

Beyin ise kendisine retina üzerinden iletilen bu görüntüleri işler ve anlamlandırır. Bu şekilde ise görme işlevi gerçekleşmiş olur.

Yakını görememe problemi yaşayan kişilerde ise bu görüntü, ışığın göze girerken kırılmasını sağlayan elemanların normalden kısa olması nedeniyle retinanın tam yüzeyine düşmek yerine arkasına odaklanıp, toplanmaktadır. Bunun sonucunda ise yakını görmede bulanıklaşma oluşur.

Yakını görme problemi genellikle çocukluk döneminde belirtiler verir. Hipermetrop problemine sahip kişiler yakın mesafelerden bir şeyler okurken işaretlerin ve harflerin bulanıklaşıp iç içe geçtiğini söylerler. Yakın görüş gerektiren ince işleri yaparken zorlanırlar ve bir süre sonra göz ve baş ağrısı problemi yaşadıklarını belirtiler.

Yüksek derece hipermetrop hastaları yakın ile birlikte uzak görüşte de problem yaşayabilmektedirler. Göz kırma problemlerinin diğerlerinde olduğu gibi yakını görememenin şiddeti de derecesine göre sınıflandırılmaktadır. 2 derecenin altı hafif, 2-5 derece arası orta 5 derecenin üzeri ise yüksek dereceli vakalar olarak nitelendirilmektedirler.

Hipermetrop Belirtileri Nelerdir?

Hipermetrop belirtileri başlarda kendini göstermeyebilir ve farklı bir şikayetten dolayı veya kontrol amacıyla gidilen göz doktoru muayenelerinde ortaya çıkabilir. Hastalığın derecesi ne kadar yüksekse belirtiler o kadar şiddetli olabilir. Günlük işlerini ve yakın görüş gerektiren faaliyetleri tek başlarına yapamayabilirler. Yakını görme kusurlarında, yaşanan bulanıklaşma ve keskinlik azalması ne derece artarsa yakın odaklanmayı gerektiren okuma, yazma, telefon, tablet ve bilgisayar ekranına bakıp çeşitli işlerin yapılması gibi aktivitelerden sonra göz yorgunluğu ve baş ağrısı ortaya çıkabilir.

Presbiyopi göz lensinin yaşa bağlı olarak esnekliğini kaybetmesidir. Hastalar hipermetropta olduğu gibi yakını görmede güçlük yaşarlar.

Genel olarak 40 yaş sonrasında ortaya çıkar. Ancak gerek presbiyopi gerekse diğer göz kırma problemleri gibi hipermetropta da 40 yaş sonrasında bir artış yaşanması söz konusu olabilmektedir. En yaygın semptomlar ise şu şekildedir:

  • Yakındaki nesneleri, harfleri ve işaretleri görmede bulanıklık ve görme keskinliğinin azalması
  • Yakına odaklanırken gülük yaşama ve gözleri normalden fazla kısma isteği
  • Yakın odak gerektiren işlerle yoğun olarak uğraştıktan sonra gözde ağrı ve yanma hissine eşlik eden göz yorgunluğu
  • Sık aralıklarla göz kırpma
  • Dikkat dağınıklığı ve odaklanma zorluğu
  • Bazı durumlarda ışığa karşı duyarlılık ve gece görüşünde şiddetli bulanıklık
  • Özellikle çocuklarda yakın odak gerektiren işlerle uğraşırken ortaya çıkan şaşılık

gibi belirtiler göstermektedir.

Yetişkinler görüşlerinde ortaya çıkan belirtilerin farkına çocuklardan daha kolay bir şekilde varabilecekleri için özellikle erken yaşlarda ve belirli aralıklarda çocuklarda göz doktoru muayenesi önem kazanmaktadır. Hastalık tedavi edilmediğinde veya geç tedavi edildiğinde bazı bazı komplikasyonlar gelişebilmektedir. Özellikle çocuklarda şaşılık ve yetişkinlerde göz yorgunluğu gelişimi gözlenebilmektedir.

Hipermetrop Neden Olur?

Hipermetrop her şeyden önce miyop ve astigmat gibi bir göz kusurudur. Kornea ve mercekte kırılan ve fovea centralis bölgesine odaklanması gereken görüntü retinanın arkasında odaklanması sonucu yakın görmede bulanıklaşma gerçekleşmektedir. Normal biz gözde kornea ve göz lensi gibi görme elemanları kusursuz bir kavise sahiptir.

Göz küresi normalden küçük olması kornea yapısının da normalden daha az kavisli olmasını doğal bir sonuç olarak doğurur. Ortaya çıkan etki ise miyopun tam tersi olarak görüntünün retinanın arkasında odaklanmasıyla birlikte yakın görüşte oluşan bulanıklaşmadır.

Hipermetrop yakını görememe sorunu olarak bilinmekle birlikte hastaların birçoğu hem yakını hem de uzağı bir şekilde görebilmektedir. Buradaki önemli nokta ise gözümüzün içinde ışığın kırılmasını sağlayan yapının normale göre fazla çalışmasıdır.

hipermetrop

Hipermetrop Türleri Nelerdir?

Akomodatif Tür: Yakın görme sorunu yaşayan gözlerde, genellikle göz kasları kasılarak 6 metre içindeki nesneleri net görmek için odaklanmaya yardımcı olur. Uyum hareketi yapmadan bu mesafenin içindeki nesneleri görmekte zorluk yaşanmaktadır. Dolayısıyla hipermetropun bu türü gözün belirli hareketler yardımı ile yakını görebildiği türdür.

Yapısal Tür: Gözün kırıcı elemanlarının yapısıyla oluşmaktadır. Kendi içerisinde 3’e ayrılır.

Eksenel Tür: Yakını görememe probleminin en sık gözlenen çeşididir. Temel nedeni gözüm ön arka uzunluğunun kısalığıdır.

Kurvatür Tür: Kornea ve lenste yaşanan yüzey değişiklikleri nedeniyle ortaya çıkmaktadır.

İndis Tür: Göz lensinde meydana gelen kırılma oranı değişikliklerine bağlı olarak ortaya çıkar. Yaşlanma, diyabet ve katarakt gibi nedenler bu türe yol açabilir.

Hipermetrop Nasıl Görür?

Göz küresinin normalden küçük olmasından kaynaklı olarak kornea ve göz lensindeki düşük kavislenmeden kaynaklı olarak ışınlar retinada normal bir şekilde odaklanamaz ve göz kırma kusuru oluşur. Hipermetrop genel anlamda yakını net görememe problemidir. Yakın mesafede okuma yaparken ve yakın mesafedeki işaretleri bulanık gördükleri kadar görme keskinliğinde yetersizlikler de yaşarlar.

Kitaptan veya dijital bir ekrandan okuma yaparken harfler ve işaretlerde iç içe geçmesi ortak hipermetrop problemini yaşayan kişilerin nasıl gördüklerine dair ortak belirtilerdendir. Ayrıca yakın mesafede ince görüş isteyen işlerde ve gece araba kullanırken görüntünün bariz şekilde bulanıklaşması da en sık görülen belirtilerdendir.

Hipermetrop Teşhisi Nasıl Koyulmaktadır?

Hipermetrop teşhisi, göz doktoru tarafından gerçekleştirilen göz muayenesi, görme testi ve çeşitli ölçümler sonucunda ortaya koyulmaktadır. Bu ölçümler esnasında, kişinin diğer göz kırma kusurları olan miyop ve astigmat problemi olup olmadığı da ölçülebilir.

Kişide hastalığın bulgusuna rastlanırsa refraktometre yardımıyla her bir göz için hipermetrop dereceleri saptanır. Bazı hastalarda ise retinoskopi yöntemiyle de ölçüm yapılabilmektedir.

Bu ölçümler sırasında göze doğru zararsız bir ışık tutulur ve bu ışığın retinadan ne şekilde ve kaç dereceyle yansıdığı saptanır. Bu muayene ile birlikte ışığın yansıma ölçümü yapılarak kişiye yakını görememe tanısı koyulup koyulamayacağı kesinleştirilir. Ayrıca kişiye tanı koyulması durumunda sağlıklı bir görüş elde edebilmesi için söz konusu olan mercek derecesi de saptanmış olur.

Hipermetrop Tedavisi Nasıl Olur?

Hipermetrop tedavisi, reçeteli gözlük, reçeteli kontakt lens, lazer ameliyatı seçeneklerinden biriyle gerçekleştirilmektedir. Göz doktoru hasta için uygun olan tedavi yöntemlerinden birini belirler. Derecesi ve belirtisi çok düşük seviyelerde olan hastaların dereceleri düzenli muayeneler ile takip edilir.

Göz doktoru tarafından kişiye hipermetrop teşhisi koyulduysa öncelik gözlük veya kontakt lens kullanımıdır. Bu noktada tedavinin esas amacı görüntünün retinada doğru noktada odaklanmasını sağlamaktır.

Tedavi için en sık kullanılan yöntem, reçeteli gözlük ile tedavidir. Miyop tedavisinde kullanılan kalın kenarlı iç bükey merceğin tam tersi olarak ince kenarlı dış bükey mercek kullanılmaktadır. Derecenin yüksekliğine göre gözlük camları kalınlaşabilmektedir. Bu da görüntü kalitesini ve keskinliği etkileyebilmektedir. Gözlüğün sürekli takılıp takılmayacağı hastadan hastaya göre değişmektedir.

Sık sorulan sorulardan biri olan “gözlük takmak hipermetrop derecesini düşürür mü?” sorusuna verilebilecek en doğru yanıt ise gözlük takmanın hastalığın derecesini düşürmeyeceği ancak gözlük kullanılmazsa bulanıklaşma probleminin devam edebileceği ve baş ağrısı problemiyle karşılaşılabileceğidir. Gözlük kullanımı dışında bir diğer tedavi seçeneği de kontakt lenskullanımıdır.

Gözlük kullanmak istemeyen hastaların estetik açıdan tercih ettiği bir yöntemdir. Bir çok kişi “gözlük mü kontakt lens mi?” diye sormaktadır. Buradaki önemli husus lens kullanımı konusunda hijyene dikkat edilmesidir. Gözlükler toza ve rüzgara karşı ekstradan koruyucu özelliğe sahiptir.

Kontakt lensler ise takılıp çıkartılırken elle temas edilmesinden dolayı gözü mikrop kapmalarına karşı daha açık hale getirmektedir. Kontakt lens kullanımıyla alakalı dikkat edilecek husus ise göz doktorunun kullanım ile ilgili tavsiyelerine ve kullanım talimatlarına uyulmasıdır.

Lens ve gözlük kullanımının kendilerine göre ayrı avantajları vardır. İki tedavi yöntemi de kişinin yaşam kalitesini arttırıcı nitelikte olup göz kırma kusurunun derecelerini düşürmesi söz konusu değildir.

Son tedavi yöntemi ise cerrahi yöntemidir. 18 yaşının üzerindeki hipermetrop hastalarına refraktif cerrahi uygulamaları yapılabilmektedir. Excimer lazer yöntemlerinden olan No Touch Lazer( Trans PRK) ve LASIK yöntemi uygulamaları söz konusudur.

İşlem öncesinde göz doktorunun uygulayacağı derinlemesine tetkikler sonucunda hastanın lazer işlemine uygun olup olmadığı tespit edilebilir. Lazer göz ameliyatı için önemli husus kişinin 1 yıldan beri hipermetrop derecesinde artış gözlemlenmemesi ve göz bozukluğu derecesinin 6 derecenin altında olmasıdır.

Tedavi için son kullanılacak yöntem ise göz içi lens implantasyonudur. Kişinin gözü lazer operasosyonu için uygun değilse fakik göz içi lens ameliyatı hastanın uygun koşulları taşıması durumunda uygulanabilmektedir.

ONLINE RANDEVU FORMU

whatsapp

WHATSAPP HATTIMIZDAN

VAKİT KAYBETMEDEN BİZLERE
YAZABİLİRSİNİZ.

0549 772 39 63

venividigoz-logo.png

Bilgileriniz başarıyla gönderildi.
En kısa zamanda iletişim bilgilerinizden irtibata geçilecektir. Teşekkürler.