BLOG
HIZLI RANDEVU AL
Lütfen "Ben robot değilim" olarak işaretleyiniz.

ERG (Elektroretinografi) Nedir ve Nasıl Yapılır?

Bazı görme sorunları, gözün odaklanmasıyla ya da göz merceğiyle değil, doğrudan retinanın ışığı algılayan hücrelerinin düzgün çalışmamasıyla ilgilidir. Üstelik bu hücrelerdeki işlev kaybı, sıradan bir göz muayenesinde her zaman görülemez. İşte tam bu noktada devreye giren elektroretinografi (ERG), retinanın ışığa verdiği elektriksel yanıtı ölçerek bu hücrelerin gerçekten çalışıp çalışmadığını ortaya koyan değerli bir testtir. Bu yazıda ERG testinin ne olduğunu, hangi durumlarda ve neden yapıldığını, nasıl uygulandığını ve sonuçlarının ne anlama geldiğini ayrıntılı biçimde ele alıyoruz.

ERG (Elektroretinografi) Nedir?

Elektroretinografi nedir sorusunun yanıtı şudur: ERG, gözün arkasındaki retinada bulunan ışığa duyarlı hücrelerin (çubuk ve koni hücreleri) ışık uyaranına verdiği elektriksel yanıtı ölçen bir tanı testidir. Bu test, yalnızca fotoreseptör hücreleri değil, retinadaki diğer hücreleri (bipolar ve Müller hücreleri gibi) de değerlendirir. Kısacası elektroretinogram, retinanın "çalışıp çalışmadığını" nesnel biçimde gösteren, girişimsel olmayan bir yöntemdir.

Gözde yaklaşık 120 milyon çubuk (rod) ve 6-7 milyon koni (kon) hücresi bulunur. Çubuk hücreleri loş ışıkta görmeyi ve yan görüşü sağlar; koni hücreleri ise renk görmeden sorumludur ve büyük ölçüde retinanın merkezindeki sarı noktada (makula) yer alır. ERG sırasında göze ışık çakmaları gönderilir ve retinanın bu uyarılara verdiği elektriksel tepkiler bir dalga (grafik) hâlinde kaydedilir. Bir bakıma, kalbin elektriksel etkinliğini ölçen EKG'nin gözdeki karşılığı gibidir; ancak burada ölçülen, retinanın elektriksel yanıtıdır.

ERG Testi Hangi Belirtilerde Uygulanır?

ERG testi, retina işlev bozukluğunu düşündüren belirli şikâyetlerde gündeme gelir. En sık karşılaşılan durumlar şunlardır:

Gece Körlüğü ve Işığa Duyarlılık

Loş ışıkta görmeyi çubuk hücreleri sağladığı için, gece görüşünde belirgin zorluk (gece körlüğü) ve ışığa karşı aşırı duyarlılık, retina hücrelerinin işlevini değerlendirmeyi gerektiren tipik belirtilerdir. ERG, bu hücrelerin ne ölçüde çalıştığını ölçer ve örneğin retinitis pigmentosa gibi hastalıkların erken döneminde bile ipucu verebilir.

Açıklanamayan Görme Kaybı

Bazen kişi görme kaybı yaşar ama standart göz muayenesinde ve göz dibi incelemesinde belirgin bir bulgu saptanmaz. Bu tür açıklanamayan görme kayıplarında ERG, gözle görülemeyen bir retina işlev bozukluğunu ortaya çıkarabilir ve sorunun retinadan mı yoksa görme sinirinden mi kaynaklandığını ayırt etmeye yardımcı olur.

Retina Hastalıklarına Bağlı Görme Bozuklukları

Bilinen ya da şüphelenilen bir retina hastalığına bağlı görme bozukluklarında ERG, hastalığın şiddetini değerlendirmek ve zaman içindeki seyrini izlemek için kullanılır. Böylece tedavi kararları ve takip süreci daha sağlam bir zemine oturur.

ERG Testi Neden Yapılır?

ERG testinin temel amacı, retinanın işlevini nesnel ve ölçülebilir biçimde değerlendirmektir. Başlıca yapılma nedenleri şunlardır: kalıtsal ya da sonradan gelişen retina hastalıklarının teşhisi; henüz muayenede görünür hâle gelmemiş işlev bozukluklarının erken saptanması; hastalığın ilerlemesinin izlenmesi; yoğun katarakt veya göz içi kanama gibi nedenlerle göz dibinin görülemediği durumlarda retina işlevinin değerlendirilmesi; bazı ameliyat öncesi retina fonksiyonunun kontrolü; ve belirli ilaçların retinada yol açabileceği toksik etkilerin araştırılması. Ayrıca sözel yanıt veremeyen küçük çocuklarda görme işlevini değerlendirmek için de nesnel bir yöntem sunar.

Burada önemli bir ayrımın altını çizmek gerekir: ERG, retinanın elektriksel işlevini doğrudan ölçtüğü için, gözün odaklama (kırma) kusurlarından etkilenmez. Yani miyopi ya da hipermetrop gibi kırma kusurlarının test için düzeltilmesi gerekmez; çünkü ERG, gözün görüntüyü ne kadar net odakladığını değil, retina hücrelerinin çalışıp çalışmadığını inceler. Bu da ERG'yi, görme keskinliğini ölçen sıradan testlerden temelde farklı kılar.

ERG Testi Nasıl Uygulanır?

ERG testi adım adım şu şekilde uygulanır:

1. Göz bebeğinin genişletilmesi: Teste başlamadan önce damla ile göz bebekleri genişletilir. Gerektiğinde görme keskinliği ve renk görme de önceden değerlendirilebilir.

2. Karanlığa uyum (dark adaptasyon): Çubuk hücrelerinin işlevini ölçebilmek için kişi yaklaşık 20-30 dakika karanlık bir ortamda oturur; bu sürede ışık yayan cihazlar kullanılmaz.

3. Uyuşturucu damla: Ardından göze lokal anestezik (uyuşturucu) damla damlatılır; böylece elektrot yerleştirilirken rahatsızlık önlenir.

4. Elektrotların yerleştirilmesi: Kayıt elektrodu nazikçe yerleştirilir. Bu elektrot, ince bir kontakt lens biçiminde ya da göz yüzeyine (alt kapağın hemen üzerine) yerleşen ince bir iplik/lif şeklinde olabilir. Ayrıca alına bir referans elektrodu takılır.

5. Işık uyaranlarının verilmesi: Kişi kâse biçimindeki bir cihazın içine bakar ve giderek artan şiddette ışık çakmaları verilir. Ölçüm hem karanlığa uyum sağlanmış (çubuk hücreleri) hem de aydınlık (koni hücreleri) koşullarda ayrı ayrı yapılır.

6. Yanıtların kaydedilmesi: Retinanın bu uyaranlara verdiği elektriksel yanıtlar dalga grafiği olarak kaydedilir.

Test, dark adaptasyon süresi dahil yaklaşık 45-60 dakika sürer. İşlem sırasında sözel yanıt veremeyen ya da işlemi tolere edemeyecek küçük çocuklarda test, gerektiğinde genel anestezi altında yapılabilir.

Test öncesi ipucu: Test günü göz makyajı yapmamanız önerilir. Göz bebekleri genişletileceği için test sonrası bir süre bulanık görme, parlama ve ışığa hassasiyet olabilir; bu nedenle yanınızda sizi götürecek biri bulunması ya da araç kullanmamayı planlamanız iyi olur. Ayrıca uyuşturucu damlanın etkisi geçene kadar gözlerinizi ovuşturmaktan kaçının.

ERG Sonuçları Ne Anlama Gelir?

ERG kaydında iki temel dalga değerlendirilir. a-dalgası, ışık uyaranından sonra oluşan ilk aşağı yönlü (negatif) dalgadır ve büyük ölçüde fotoreseptörlerin (çubuk ve koni hücreleri) işlevini yansıtır. Onu izleyen b-dalgası ise yukarı yönlü (pozitif) bir dalgadır ve retinanın iç katmanındaki hücrelerin (bipolar ve Müller hücreleri) yanıtını gösterir. Bu dalgalar iki açıdan incelenir: genlik (dalganın büyüklüğü) ve zamanlama (uyarandan yanıta kadar geçen süre).

Normal bir ERG (normal electroretinogram) sonucunda, hem karanlığa uyum sağlanmış hem de aydınlık koşullarda a- ve b-dalgaları normal genlik ve zamanlamada görülür; bu da fotoreseptörlerin ve iç retinanın normal çalıştığını gösterir. Dalgaların genliğinde azalma, çalışan retina hücrelerinin sayısında bir kayba; zamanlamada gecikme ise işlev bozukluğuna işaret edebilir. Bozukluğun deseni de tanıya yol gösterir; örneğin çubuk hücre yanıtlarının azalması retinitis pigmentosayı, koni yanıtlarının azalması koni distrofilerini düşündürebilir. Sonuçlar her zaman referans (normal) değerlerle karşılaştırılır ve bu değerler laboratuvara, protokole ve yaşa göre değişebildiği için yorumlama mutlaka bir uzman tarafından, kişinin klinik durumu bütünüyle değerlendirilerek yapılır.

ERG Testi ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

ERG testi ağrılı mıdır?

Hayır, ERG testi genellikle ağrılı değildir. Elektrot yerleştirilmeden önce göze uyuşturucu damla damlatıldığı için işlem sırasında ağrı hissedilmez. Göz yüzeyine yerleşen elektrot (özellikle kontakt lens tipi), gözde kirpik varmış gibi hafif bir yabancı cisim hissi verebilir ve bu his testten sonra birkaç saat sürebilir. İnce iplik/lif tipi elektrotlar ise daha az rahatsızlık verir. Ayrıca göz bebeği genişletildiği için test sonrası bir süre ışığa hassasiyet ve bulanık görme olması normaldir. Kısacası test, en fazla hafif ve geçici bir rahatsızlık yaratır.

Hangi hastalıkların tanısında ERG kullanılır?

ERG, başta retinitis pigmentosa olmak üzere pek çok kalıtsal ve edinsel retina hastalığının tanı ve takibinde kullanılır. Bunlar arasında koni ve koni-çubuk distrofileri, doğuştan gece körlüğü, Leber konjenital amorozisi, akromatopsi ve Usher sendromu sayılabilir. Ayrıca bazı ilaçların (örneğin sıtma/romatizma tedavisinde kullanılan hidroksiklorokin) retinada yol açabileceği toksik etkilerin izlenmesinde, diyabetik retinopati gibi durumlarda ve göz dibinin görülemediği ya da görme kaybının açıklanamadığı durumlarda retina işlevini değerlendirmek için başvurulur. ERG ayrıca sorunun retinadan mı yoksa görme sinirinden mi kaynaklandığını ayırt etmeye de yardımcı olur.


Bu yazıda yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerini tutmaz. Görmenizle ilgili bir şikâyetiniz varsa ya da ERG gibi bir tetkike ihtiyaç duyup duymadığınızı öğrenmek istiyorsanız, bir göz sağlığı uzmanına başvurmanız önerilir.


Yayınlanma Tarihi: 20/07/2026
Güncellenme Tarihi: 20/07/2026
TIKLA
RANDEVU
AL
Lütfen "Ben robot değilim" olarak işaretleyiniz.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK kapsamında toplanıp işlenir.
Detaylı bilgi almak için Veri Politikamızı / Aydınlatma Metnimizi inceleyebilirsiniz. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.