Göz Sağlığının Okul Başarısına Etkisi

Çocukların farkındalık düzeyi, yetişkinler kadar yüksek olmadığı için çoğu zaman göz kusurlarının farkında olmayabiliyorlar. Bu nedenle ebeveynlerin çocuklarındaki farklılıkları ve olası belirtileri yakından takip etmesi ve rutin göz muayenesine götürmeleri son derece önem kazanıyor.

Yaşantımızın ilk 12 yılında gördüklerimizin % 70 – 80’i görsel uyaranlar vasıtasıyla edinilmektedir. Bu nedenle doğduğumuz andan itibaren göz sağlığımızın yerinde olması hem psikolojik hem de akademik anlamda bizi fazlasıyla etkilemektedir. Özellikle öğrenme üzerinde görme duyusunun bu denli etkili olması, görme sağlığının önemini daha da arttırmaktadır.

Erken Tanı ve Tedavinin Önemi

Sağlığın her alanında olduğu gibi, çocuk göz sağlığında da erken tanı ve tedavi son derece önem taşımaktadır. Kırma göz kusurları, göz tembelliği, şaşılık gibi pek çok göz probleminde sorunu erkenden safhada tanılamak hem tedavi sürecini kısaltmaktadır hem de tedavinin olumlu sonuçlanma olasılığı yükseltmektedir.

Göz Kusurları Okul Başarısını Etkiliyor

Çocukların görme problemlerinin fark edildiği yer genellikle okul oluyor. Çoğu zaman öğretmenlerinin farkındalığı ile aileler de bir problem olduğunu fark ediyor ve göz muayenesine başvuruyor. Çocukların göz problemleri genellikle okula ve derslerine olan ilgilerini azaltmaktadır. Bu nedenle akademik başarılarında ciddi düşüş görülebilmektedir. Ders takibi zorlaşır, baş ağrısı olabileceği için kitap okumakta ya da yazı yazmakta zorlanır, bulanık görebileceği için tahtayı ya da ders materyallerini takip etmekte sıkıntı yaşar ve sonuç olarak ilgisizlik ortaya çıkar.

Bu nedenle çocukların rutin göz muayenesi ve özellikle de okul çağına gelen çocukların okula başlamadan önce rutin göz taraması son derece önemlidir.

Dikkat Edilmesi Gerekilen Belirtiler

  • Televizyonu çok yakından izlemek,
  • Gözlerde sulanma,
  • Gözlerini kısarak görmeye çalışma,
  • Kitap okurken parmakla takip yapma,
  • Gözleri sık sık kırpma ya da ovuşturma,
  • Okuma ve yazma sonucu baş ağrısı,
  • Bir gözüne daha fazla yakınlaştırarak okuma,

Yukarıdaki belirtilerden bir ya da birden fazlasını çocuğunuzda gözlemliyorsanız vakit kaybetmeden uzman bir göz doktoruna muayeneye götürmeniz gerekmektedir. Özellikle çocukluk döneminde birçok göz kusurunun tedavisi çok daha hızlı ve kalıcı etkiyle gerçekleştirilebilmektedir.

Çocuklarda Göz Kuruluğu

Gözyaşı, gözün sağlıklı kalması ve görme kalitemiz açısından son derece önemlidir. İnsanlarda, bazı durumlarda gözyaşı üretimi azalmakta ya da gözyaşının kalitesi düşmektedir. Bu duruma göz kuruluğu adı verilir. Gözyaşı, dışarıdan göze gelen toz, duman, partikül gibi cisimlerin temizlenmesi sağlamaktadır. Göz kırpma hareketiyle gözün üst düzeyine tamamen yayılarak bu kısmı nemlendirir ve korneanın tahriş olmasını engeller.

Göz kuruluğu çocuklarda pek sık görülen bir hastalık olmamasına rağmen son yıllarda vakalar giderek artmaktadır. Bunun en önemli nedenlerinden biriyse, teknolojinin çocukların hayatına girmesi ve engellenemez bir şekilde hayatlarının bir parçası haline gelmesi. Dijital ekranlar çocuklarda göz kuruluğunu etkileyen en önemli nedenlerden biridir.

Göz Kuruluğunun Nedenleri

Göz kuruluğuna neden olan pek çok etmen olsa da; temel neden göze yeterli oksijenin gitmemesi ve nem oranının düşmesidir.

  • Dijital ekranlara uzun süre maruz kalmak.
  • Uzun süre gözün kırpılmaması.
  • Oksijen ve nem oranı düşük ortamlarda uzun süre kalmak.
  • Sigara dumanına uzun süre maruz kalmak.
  • Yoğun ışığa maruz kalmak.
  • Uzun süre klima etkisine maruz kalmak.

Göz Kuruluğu Belirtileri

  • Gözde yanma ve batma hissi.
  • Göz yüzeyinin kaşınması.
  • Uzun süreli göz kızarıklığı.
  • Bulanık görme ve görme kalitesinin azalması.

Göz Kuruluğu Tedavisi

Göz kuruluğu tedavisinin amacı gözün nemli kalmasını sağlamaktır. Bu nedenle gözün nemlenmesini engelleyen faktörler tespit edilmeli ve ortadan kaldırılmalıdır. Kuru ortamlar nedeniyle göz kuruluğu yaşanıyorsa, daha nemli ortamlar tercih edilmelidir. Dijital ekranlar yoğun kullanılıyorsa, kullanım oranı azaltılmalıdır. Sağlıkla ilgili her konuda olduğu gibi, göz kuruluğunda da erken tanı ve tedavi önemlidir. Ne kadar erken tanı konulur ve önlem alınırsa tedavisi o kadar kolay ve hızlı olacaktır.

Ancak göz kuruluğu eğer kronik bir hal aldıysa yapay gözyaşı ya da cerrahi yöntemlere başvurulmalıdır. Suni gözyaşı damlalarının temel amacı gözde düşük düzeyde olan nemliliği arttırmaktır. Cerrahi bir işleme gerek duyulmaz ama sorun kronik bir hal almışsa kullanılan yöntemdir.

Cerrahi yöntemde ise gözyaşı kanalına punktum tıkacı yerleştirilir. Oldukça basit olan bu işlemle birlikte gözdeki gözyaşının daha uzun süre gözün içinde kalması sağlanır ve bu şekilde ortamın nemliliği dengelenir.

Bebek ve Çocuklarda Kırmızı Göz Hastalığı

Çocuklarda sıklıkla görülen göz hastalıklarından biri de kırmızı göz adı verilen hastalıktır. Bakteriyel ve viral kaynaklı olarak ortaya çıkan kırmızı göz hastalığı bulaşıcı özellik de taşımaktadır. Özellikle yaz aylarında artış gözlemlenen kırmızı göz hastalığı erken tanı ve tedaviyle kolayca sonlandırılabilmektedir.

Güneş ışığının daha fazla olduğu yaz aylarında kırmızı göz hastalığı şikayetleri artmaktadır. Alerjik nedenlere bağlı olarak yoğun bir rahatsızlık yaratır ve zaman zaman üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla birlikte seyreder.

Kırmızı Gözün Nedenleri 

  • Özellikle mevsim geçişlerinde alerjik nedenler,
  • Yeni doğan bebeklerde doğum kanalı kaynaklı mikrobik etkiler,
  • Göz yaralanmaları,
  • İritis hastalığı,
  • Üveitis hastalığı,

Kırmızı Gözün Belirtileri 

  • Işığa karşı hassasiyet,
  • Şiddetli yanma ve batma,
  • Şiddetli ağrı,
  • Sürekli gözü kaşıma isteği,
  • Gözlerde yoğun çapaklanma,
  • Bazı durumlarda gözden sarı renkli sıvı gelmesi,
  • Gözlerde uzun süreli kızarıklık durumu kanlanma,

Yukarıdaki belirtilerden biri ya da birden fazlası çocuğunuzda fark ederseniz, doğrudan uzman göz doktoruna başvurmalısınız. Kırmızı göz hastalığında erken tanı ve tedavi son derece önemlidir. Kolayca tedavi edilebilecek bir alerjik reaksiyon zamanında müdahale edilmemesi nedeniyle kalıcı görme problemlerine yol açabilmektedir.

Kırmızı Gözün Tedavisi

Kırmızı göz hastalığını oluşturan etmenlere göre tedaviler değişkenlik göstermektedir. Hastalığın alerjik bir temeli varsa; alerji kaynağından uzaklaşmak en basit ve etkili çözümdür. Bununla birlikte farklı dayanaklara bağlı kırmızı göz hastalıklarında ise uzman doktorun görüşüne bağlı olarak ilaç tedavisi önerilebilmektedir.

Çocukların bu süreçte ellerini sık sık yıkaması ve soğuk, rüzgarlı havalarda gözlük kullanması gerekmektedir. Kırmızı göz hastalığı bulunan çocukların havluları ve kişisel kullanım malzemeleri ayrı olmalı, temastan kaçınılmalıdır. Zira kırmızı göz hastalığı bakteriyel kaynaklıysa son derece hızlı biçimde bulaşabilmektedir.

Bebek ve Çocuklarda Katarakt

Katarakt; göz bebeğinin arkasında bulunan doğal lensimizin saydamlığını kaybetmesidir. Bu durumda görme kalitesi ilk başta bozulur ve ilerleyen süreçte müdahale edilmezse körlüğe kadar ilerleyebilir. Katarakt yaşlılığa bağlı bir sorun olarak görülse de yeni doğan bebekler arasında da görülebilmektedir. Katarakt çocukluk çağındaki önlenebilir körlük nedenlerinde ilk sırada gelmektedir.

Doğumsal katarakt ya da konjenital katarakt olarak bilinen bu problemli durum, gözdeki lensin tek ya da çift taraflı olarak saydam yapısını kaybetmesi durumudur. Doğumsal katarakt görmeyi engelliyor ya da tek taraflı ise detaylı göz muayenesinin ardından hemen ameliyat edilmelidir. Doğumsal katarakt için erken tanı ve tedavi son derece önemlidir; çünkü görme duyusu gelişemediği için operasyon ne kadar geç yapılırsa, başarı oranı o kadar düşmektedir. Doğumsal kataraktın gözde yarattığı en önemli sorunlardan biri de göz tembelliği olarak ortaya çıkmaktadır. Göz tembelliği noktasında da göz doktoruna danışarak detaylı bir muayene olunmalı ve göz doktorunun kararıyla ameliyat olunmalıdır.

Doğumsal Kataraktın Belirtileri

  • Etrafa bakmaz ve nesneleri takip etmez.
  • Göz bebeği beyazdır ya da zaman zaman beyaz bir ışık gelmektedir.
  • Işığa hassasiyet oluşur.
  • Puslu görme yaşanır.

Doğumsal kataraktı ebeveynler çocuklarını takip ederek fark edebilirler. Yukarıdaki belirtilerden bir ya da birden fazlası ortaya çıkmış ya da şüphe ediliyorsa hemen uzman bir göz doktoruna çocuk muayene edilmelidir. Çünkü doğumsal katarakt açısından erken tanı ve tedavi son derece önemlidir.

Doğumsal Kataraktın Nedenleri

  • Hamilelik esnasında annenin geçirdiği hastalıklar.
  • Hamilelikte annenin kullandığı bazı ilaçlar.
  • Röntgen ışınlarına maruz kalma.
  • Genetik nedenler.

Doğumsal kataraktın pek çok nedeni olabilir. Yukarıdaki nedenler bunlar arasında en sık rastlananlardır. Doğumsal kataraktların yaklaşık % 30’unda genetik nedenler görülmektedir.

Doğumsal Kataraktın Tedavisi 

Doğumsal kataraktın tek tedavisi cerrahidir. Bu cerrahi işlem yetişkinlerde uygulanan katarakt işleminden farklıdır. 2 yaşın altındaki çocuklara göz içi mercek yerleştirilmeden ameliyat edilmektedir. Her iki gözünden ameliyat olan 2 yaş altı bebeklere, 4 yaşın üstünde göz içi merceği implantasyonu yapılmaktadır. Bebek eğer tek gözünden ameliyat edilmişse, 2.5 yaş civarında göz içi merceği implantasyonu yapılmaktadır.

Bebek ve Çocuklarda Kırma Göz Kusurları

Çocukların göz kusurları genellikle okul çağına gelindiğinde, öğretmenleri tarafından fark edilmektedir. Bebekler ve çocuklar kendilerini ifade edebilme noktasında yetişkinler kadar aktif olamadıkları için, düzenli göz muayenesi önem taşımaktadır. Bu kapsamda Veni Vidi Göz olarak çocuk misafirlerimiz için Veni Vidi Midi konseptini oluşturduk. Doktor korkusunu ortadan kaldıracak, hastane kasvetini ve ciddiyetini yok edecek yeni bir ortam. Veni Vidi Mini konseptiyle birlikte çocuk misafirlerimiz huzursuzluk yaşamadan uzman doktor kadromuzla buluşabilmektedir.

Özellikle çocuk göz sağlığında erken tanı çok önemlidir. Erken tanıyla birlikte birçok sağlık sorunu çocuklar açısından daha kolay ve hızlı bir şekilde tedavi edilebilmektedir. Bu nedenle Veni Vidi Mini konsepti çocukların hastane kompleksini ortadan kaldırmaya yönelik olarak atılmış bir adımdır.

Bebeklerde ve çocuklarda en sık görülen göz kusurları arasında gözün kırma kusurları olarak adlandırdığımız miyop, astigmat ve hipermetrop yer almaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından açıklanan raporlara göre özellikle miyop, dünyada salgın düzeyinde görülmektedir. European Eye Epidemiology Consortium’un verilerine göre; Avrupa’da 25-29 yaş grubu arasında gerçekleştirilen çalışmalar, popülasyonun genç kısmının yarısına yakınında miyop saptanmıştır.

 

Miyop

  • Uzaktaki nesnelerin bulanık görülmesidir.
  • Genellikle okul çağlarında ortaya çıkar ve yetişkinliğe kadar artış gösterebilir.
  • Dejeneratif miyopi sorununda ergenlik sonrasında da artış görülebilir.
  • Çoğunlukla çocukların sorunu net görememe değil, tahtayı görememedir.
  • Genellikle genetik kökenlidir.

 

Astigmat

* Nesnelerin eğik görülmesidir.

  • Gözün, yatak ve dikeydeki kırıcılıklarının farklı olmasının sonucudur. Işık bu nedenle farklı kırılır.
  • Uzaklık arttıkça netlik daha da bozulur.

 

Hipermetrop

  • Yakındaki nesnelerin bulanık görülmesidir.
  • Çocuklarda baş ağrısı ve okumaya karşı ilgisizlik önemli belirtilerdendir.
  • Sanılanın aksine sadece ilerleyen yaşlarda ortaya çıkmaz, çocukluk ve ergenlikte de görülebilmektedir.
  • Hipermetrop çocuklarda şaşılık da ortaya çıkabilmektedir.
  • Genellikle genetik kökenlidir.

 

Miyop, astigmat ve hipermetrop birer kırma göz kusurudur. Gözün kırıcı sistemleri dediğimiz kornea ve mercekte ortaya çıkan problemler nedeniyle görmede yaşanan problemlere bu nedenle kırma göz kusuru denilmektedir.

Bebeklerde ve çocuklarda kırma göz kusurlarının erken tanısı ve tedavisi büyük önem taşımaktadır. Erken tanı, özellikle gelişim sürecini sürdürmekte olan bebek ve çocuklarda uygulanacak tedaviyi hem daha kolaylaştırmakta hem de süreci kısaltmaktadır.

Miyop, astigmat ve hipermetrop tedavisinde; gözlük, lens ya da lazer teknolojileri kullanılmaktadır. Ancak lazer tedavisi bebek ve çocuklar için uygulanamamaktadır.

Bebek ve Çocuklarda Şaşılık

Şaşılık; bebeklerde ve çocuklarda en sık görülen göz problemlerinden biridir. Şaşılık, gözlerin birbirine olan paralelliğinin bozulduğu ve gözlerin farklı yönlere baktığı bir görsel kusurdur. Genellikle doğuştan gelmekle birlikte sonraki yıllarda düşme ya da çarpmaya bağlı travmalar sonucunda da şaşılık görülebilmektedir. Temel sebebi ise, her bir göz küresinin hareket etmesini sağlayan toplam 12 kastan birinde ya da fazlasında kuvvet azlığı veya fazlalığı bulunmasıdır. Bu durumda gözlerden biri düz bakarken diğeri içeri, dışarı, yukarı ya da aşağı bakabilmektedir. Bazı şaşılık durumlarında ise her iki gözde de kayma görülebilir.

Şaşılık erken tanı ve tedavinin son derece başarılı sonuç verdiği göz problemlerinden biridir aynı zamanda. Özellikle 6 yaşına kadar gözlükle tedavi mümkündür. Bu yaştan sonra zaten çocuk okula başlayacağı için şaşılık fark edilmemiş ve tedavi süreci başlatılmamışsa okul başarısına da etki edecek ve tedavi süreci daha da zorlu olacaktır.

Şaşılığın erken tanı ve tedavisi gerçekleştirilmezse, çocuklarda ömür boyu sürece estetik bozuklukların yanında görme azlığı da oluşabilmektedir. Bu nedenle bebek ve çocuklarda hiçbir şikayet olmasa bile rutin göz muayenesi son derece önemli ve gereklidir.

Şaşılığın Nedenleri

Şaşılık oluşumunda görülen tek bir neden yoktur. Hamilelik döneminde yaşanan sorunlar, doğum sırasında oluşan komplikasyonlar, çocuğun gelişim döneminde yaşadığı sorunlar ya da geçirdiği rahatsızlıklar şaşılığa neden olabilmektedir. 2 yaşından sonra görülen şaşılıklarda ise neden genellikle kırma göz kusurlarıdır. Kırma göz kusurları da şaşılığa neden olabilmektedir.

Şaşılık noktasında bilinmesi gereken en önemli hususlardan birisi de genetik yönünün de olduğudur. Ailede şaşılık varsa çocuklarda da görülme ihtimali vardır.

Bunların dışında çocuklardaki düşme ya da travmalar da şaşılık nedeni olabilir. Çocuğun herhangi bir yatkınlığı varsa geçirdiği bir ameliyat ya da kaza sonrası şaşılık ortaya çıkabilmektedir. Hipertansiyon ve şeker gibi hastalıklarda da göze giden sinirlerde felç görülebilmekte ve bu durumda şaşılık oluşabilmektedir.

Şaşılığın Belirtileri

  • Gözlerdeki senkronun bozulması
  • Baş ağrısı
  • Yürümeden sonra oluşan dengesizlik
  • Bulanık görme
  • Çift görme
  • Göz sulanması
  • Başın ya da yüzün bir tarafa dönük olması
  • Üç boyutlu görüntülerin kaybolması

Özellikle bebeklik döneminde yalancı şaşılık da sıklıkla görülebilmektedir. Burun kökünün genişliği nedeniyle oluşan bu yanılgı bebek büyüdükçe ortadan kalkmaktadır. Göz muayenesinde uzman doktor, yalancı şaşılığı ayırt edebilme olanağına sahiptir.

Şaşılığın Tedavisi

Şaşılığın tedavisinde yaş grubu, şaşılığın tipi gibi pek çok değişkene göre karar verilmektedir. Ancak tanı ve tedavi ne kadar erken konulursa tedavi de o kadar kolay gerçekleştirilebilir. Özellikle 6 yaşına kadar şaşılık tedavisini gözlükle gerçekleştirebilmek çoğu durumda mümkündür.

Gözlüğün işe yaramadığı durumlarda ise cerrahi tedaviye başvurulmaktadır. Cerrahi tedavideki amaç; gözün hareket etmesini sağlayan kasların işlevlerini arttırmak ya da azaltmaktır. Böylelikle şaşılık ortadan kaldırılabilmektedir.

Bebeklerde Gözyaşı Kanal Tıkanıklığı

Yeni doğmuş bebeklerde en sık görülen göz hastalıklarından biri gözyaşı kanal tıkanıklığıdır. Bebeklerin fizyolojik yapısından kaynaklanan bu sorun, çoğu zaman bir dış müdahaleye gerek kalmadan kendiliğinden düzeliyor.

Gözyaşı Kanal Tıkanıklığı

Gözyaşı bezlerimizin temel amacı gözyaşı salgılamaktır. Salgılanan bu gözyaşı gözümüzü kırpmamızla birlikte göz yüzeyine yayılır ve daha sonra alt ve üst göz kapaklarımızın iç kısmında yer alan kanal ağızlarıyla birlikte buruna doğru akar. Gözyaşı kanal tıkanıklığı buradaki kanal ağızlarının oluşumunun tamamlanamaması durumudur. Anne karnındaki çocuğun fizyolojik gelişimini tam anlamıyla sürdürememesi nedeniyle gerçekleşen bu problem çoğunlukla kendiliğinden düzeltmekte ve bir müdahaleye gerek kalmamaktadır.

Bu durumda gözyaşı, gözyaşı kanalı üzerinden buruna akamaz ve doğrudan yanaklara akar. Bu durumun en büyük etkilerinden biri enfeksiyon şeklinde ortaya çıkar. Gözde sık sık enfeksiyon görülebilmektedir bu durumda. Gözyaşı olması gerektiği şekilde gözün içinden boşaltılamadığı için bakteriyi çok fazla tutmaya başlar. Bu durum da göz içinde enfeksiyonun oluşmasına neden olmaktadır. Gözyaşı kanal tıkanıklığı nedeniyle gözde çapaklanma da görüldüğü için, çapaklanmayla birlikte de enfeksiyon olasılığı artmaktadır.

Gözyaşı Kanal Tıkanıklığının Belirtileri

  • Gözde sık sık yaşarma
  • Gözde olağandan fazla çapaklanma
  • Burun kökünde şişlik
  • Burun köküne basma sonucunda iltihap gelmesi

 

Aileler gözyaşı kanal tıkanıklığını genellikle gözün içinde gözyaşının birikmesiyle birlikte fark eder. Göz kenarlarında beyaz ya da sarı renkli akıntılar da sıklıkla görülebilmektedir. Bunların yanında bebek bir süre uyuduktan sonra çapaklanma nedeniyle göz kapakları da birbirine yapışabilmektedir.

Bazı bebeklerde iltihaplanma nedeniyle gözaltları şişebilir, kızarabilir ve daha hassas bir hale gelebilir. Bu durum genellikle bebeklerde kalıcı hasara yol açmaz. Enfeksiyonun önlenmesi için doktorun önerdiği antibakteriyel damlalar kullanılabilmektedir.

Gözyaşı Kanal Tıkanıklığının Tedavisi

Bebeklerde gözyaşı kanal tıkanıklığı sorunu genellikle ilk 1 yılda uygulanan masaj ile ortadan kalkmaktadır. Burun kökünden aşağı doğru sıvazlama şeklinde uygulanan masaj günde 4 kere tekrarlanır. Bebeklerin çok büyük bir kısmında bu masaj işe yarar ve sonrasında bir müdahaleye gerek kalmaz. Bu süreçte gözde çapaklanma olması durumunda doktorunuzun önerdiği göz damlaları kullanılmalıdır.

1 yılın sonunda gözdeki yaşarmalar ve çapaklanmalar geçmezse göz doktoru sondalama işlemi gerçekleştirir. Şikayetin geçmemesi durumunda 2. aydan sonra yeniden bir sondalama işlemi gerçekleştirilir. Bunda da başarı sağlanamaması durumunda bebeğin 3. yaşını doldurması beklenir. Bunun ardından dakriyosistorinostomi adlı ameliyat gerçekleştirilir.

Çocuklarda Uyku Lensi Tedavisi

MİYOP VE ASTİGMATTA GÖZLÜKSÜZ, AMELİYATSIZ TEDAVİ

Dijital ekranların ve uyaranların artmasıyla birlikte dünyada, miyop salgın düzeyine geldi. Özellikle çocuklarda miyop görülme olasılığı hızla artıyor. Göz kusurlarının erken yaşta belirlenmesi ve tedavisi çok daha kolay olabiliyor. Erken tanı ve tedavide çoğu zaman belirli bir süre gözlük kullanımı ile problemi aşabiliyoruz. Ancak çocukların gözlüğe karşı duyduğu antipati, estetik kaygılar ve kullanma alışkanlığının oturtulamaması gibi çeşitli gerekçelerle aileler problem yaşayabiliyor.

Uyku Lensi bu noktada özellikle 6-18 yaş arasındaki çocuklara ve gençlere ciddi bir alternatif yaratıyor. Bu yaş grubuna zaten cerrahi müdahalede bulunulamıyor ve tavsiye de edilmiyor. Miyop ve astigmatın tek tedavisi gözlük kullanımı idi. Uyku Lensi’nin devreye girmesiyle birlikte artık miyopi ve astigmatın ilerlemesi gözlük kullanımına gerek kalmadan durdurulabiliyor.

Uyku Lensi nedir?

Uyku Lensi; kişinin ihtiyaçları doğrultusunda tasarlanarak üretilen özel bir tür lenstir. Kontakt lenslerden farklı olarak, sadece gece uyurken kullanılmaktadır. Bunun nedeni ise,  korneaya baskı uygulayarak göz kusurlarını tedavi edebilmesidir. Miyop ve astigmat, korneanın yapısındaki bozulmayla ilişkili olduğu için bu baskılama korneadaki bozulmayı düzeltmeye yöneliktir. Uyku Lensi’nin temel amacı korneaya yeniden şekil vererek, göz kusurlarını ilerlemesini önlemektir. Böylece siz uyurken miyop ve astigmatınız düzeliyor ve sabah uyandığınızda gündelik hayatınıza lens ya da gözlük olmadan devam ediyorsunuz.  Yalnızca gece kullanıldığı için de herhangi bir estetik kaygıya yol açmıyor.

Uyurken tedavi nasıl gerçekleşiyor?

Doktorunuz tarafından yapılan detaylı muayeneler sonucunda kornea haritanız çıkartılmalıdır. Uygunluk saptanan kişilerde lens kullanımı başlatılır ve sürekli takip edilerek gözde yarattığı etki takip edilir.  Sadece uyurken bu lensi kullanırsınız ve korneanıza baskı uygulanarak, kornea yüzeyinin yeniden şekillenmesi sağlanır. Sabah uyandığınızda lensi çıkartıyor ve gündelik yaşantınıza devam ediyorsunuz. 6 ayda bir kontroller sürdürülmelidir. Uyku Lensi özellikle lazer olabilecek yaşa gelmemiş çocuk ve gençler için  bir seçenektir.

Uyku Lensi kimler için uygulanabilir?

Uyku Lensi özellikle 6-18 yaş arasındaki çocuk hastalar için uygulanabilir; çünkü bu yaş grubundaki göz kusurlarına cerrahi müdahalede bulunmuyoruz. Çeşitli gerekçelerle gözlük ya da kontakt lens kullanmak istemeyen çocuklarda rahatlıkla uygulanabilir bir yöntem. Farklı nedenlerle lazer tedavilerine uygun olmayan yetişkin hastalar için de kullanılabilir bir yöntemdir.

Uyku Lensi’nin avantajları;

  • 6 – 18 yaş grubu çocuklarda miyop ve astigmat tedavi edilebilir.
  • Lazere uygun olmayan yetişkinlere uygulanıyor.
  • Ameliyat korkusu olan kişiler için uygulanıyor.
  • Sadece gece uygulanarak, gün boyu  görüş imkanı sağlıyor.
  • Herhangi bir cerrahi işleme, acı ve ağrıya neden olmuyor.
  • Aktif sporla uğraşanlara büyük kolaylık sağlıyor.